Asya Hun Devleti ( Büyük Hun İmparatorluğu )

8 yıl 2 ay önce #466 Yazan: kemal
KURULUŞU
Orta Asya’da bilinen ilk teşkilatlı Türk devletidir.
İlkçağda kurulan tek Türk devletidir.
TEOMAN DÖNEMİ (MÖ 220- 209)
Hun Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı, Teoman'dır (Çin kaynaklarında Tu-man olarak geçer).
1)M.Ö. 220 yılında başa geçen Teoman, dağınık hâlde yaşayan Hun boylarını bir yönetim altında toplamayı başardı.
2)Çin'in iç karışıklıklar içinde bulunmasından yararlanarak, Çin'in kuzey sınırındaki otlakları ele geçirdi.
NOT:Bu durum, ekonomileri göçebe hayvancılığa dayalı olan Hunların güçlenmelerini sağladı.
Teoman'dan sonra yerine oğlu Mete geçti (M.Ö. 209).

METE HAN DEVRİ (M.Ö. 209-174)
Mete'nin Tahta Çıkışı: Mete, Teoman'ın büyük oğlu ve veliahdı idi . Ancak, üvey annesi, kendi oğlunun hükümdar olmasını istiyordu. Bu amaçla Teoman'ı etkileyerek, Mete'nin, Yüeçilere rehin olarak gönderilmesini sağladı. Mete, babasının isteğine uyarak Yüeçiler ülkesine gitti. Ancak, kendi için hazırlanan tuzağı zamanında öğrendi. Babası, Yüeçiler üzerine sefere çıkmaya hazırlanırken, Mete, kaçıp kurtulmayı başardı. Oğlunun kaçıp kurtulmasına sevinmiş görünen Teoman, Mete'nin emrine on bin atlı vererek, onu ödüllendirmek ve bu olayı unutturmak istemiştir. Mete ise, bu olayı unutmak niyetinde değildi. Emrindeki askerleri katı bir disiplin içinde eğitti. Hun ordusunun katıldığı bir sürek avında, babasını öldürerek Hunların başına geçti (M. Ö. 209).
Mete "imparator" karşılığı olarak "sonsuz genişlik, yücelik, ululuk" anlamına gelen Tan-hu (Şan-yü) unvanını aldı.

Mete'nin Hükümdarlık Yılları
Mete devrinde Büyük Hun Devleti, en güçlü dönemini yaşadı.
1-Mete, Tan-hu unvanını alarak başa geçtikten sonra, devlet içinde yeni düzenlemeler yaptı ve ordusunu güçlendirmeye çalıştı.
2-Tunghular ile Savaşı :Bu sırada Hunların doğu komşuları olan Moğol asıllı Tunghular, Hun tahtında meydana gelen değişiklikten yararlanmak istediler. Mete'den, önce atlarından ve hanımlarından birini, sonra da iki devlet arasında bulunan çorak bir toprak parçasını istediler. Tunghuların amacı, Hunlara saldırabilmek için bir bahane yaratmaktı. Tunghuların ilk iki isteğini kabul eden Mete, bunların, kişisel malları olduğunu düşünmüş, bu sebeple iki devlet arasındaki ilişkilerin bozulmasına fırsat vermemiştir. Ancak, millete ait olan toprak parçasının istenmesine şiddetle karşı çıkmıştır.Mete, bu davranışıyla Türkler arasında ilk defa, “Toprak, devletin temeli ve köküdür. Milletin malıdır" anlayışını getirmiş ve yerleştirmiş oluyordu.Mete, Tunghu elçisini geri gönderdikten sonra, savaş için hazırlıklara başladı. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra Tunghular üzerine yürüyerek onları yenilgiye uğrattı.
3-Bu başarısından sonra kuzeye yönelen Mete, başta Tinglingler olmak üzere birçok kavmi yenerek egemenlik altına aldı.
4-Daha sonra Tanrı dağlan civarında yaşayan Yüeçileri yenilgiye uğrattı (M.Ö. 203).
Bu başarılar sonucu Mete, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirdi.
5-Mete Döneminde Türk Çin İlişkileri : Çin'e yönelen Mete, bu devlet ile üç yıl savaştı.
Mete Han'ın Çin'e yaptığı ilk seferin nedenleri şunlardır:
a)Çin'in kuzeyindeki otlakların Çinlilerce işgal edilmesi ve Hunların bu otlaklardan yararlanamaması,
b)Çin'deki iktidar mücadelesinden yararlanma isteğidir.
Yapılan ilk seferin sonunda Çin sınırındaki Hun otlakları geri alındı. M.Ö. 197 yılında Çin İmparatoru Kao-ti'nin 320 bin kişilik ordusu pusuya düşürülerek yenilgiye uğratıldı.
İmzalanan barış antlaşmasıyla :
a)Çin, kuzeyde bir kısım toprakları terk edecek ,
b)Çin, her yıl vergi vermeyi ve ipek göndermeyi kabul etti.
Önemi :
a)Bu antlaşma, Hunlarla Çinliler arasında uzun yıllar sürecek ticarî ilişkilerin de başlangıcı oldu.
b)Mete'nin Çin politikası :Mete Han bütün Çin ülkesini egemenliği altına alabilecek güçte olmasına rağmen, bu ülkeyi fethedip buraya yerleşilmesine karşı çıktı. Mete'nin böyle düşünmesinde Çin'in nüfusça çok kalabalık olması ve topraklarının çok geniş bir alana yayılmış olması etkili oldu. O, bu ülkenin fethiyle buralara yerleşecek olan Türklerin Çin kültüründen etkilenerek benliklerini yitireceğini düşünüyordu. Bu nedenle, Çin'i baskı altında tutup,vergi almakla yetindi.

METE’NİN ÖLÜMÜ :
1)Mete Han M.Ö. 174 yılında öldüğünde devletin sınırları doğuda Japon denizine (Kore’ye) , batıda Aral gölüne, güneyde Tibet'e, kuzeyde Sibirya'ya (Baykal gölüne) dayanmıştı.
2)Büyük Hun Devleti'nin askerî ve idarîteşkilâtı, ekonomik ve. sosyal yapısı, hukuk ve sanatı kendisinden sonraki Türk devletlerince de örnek alınmıştır.
3)Mete, gerçekleştirdiği seferler sonucunda, Asya'da yaşayan Türk boylarını bir yönetim ve tek bir bayrak altında birleştirmeyi başardı. Ayrıca, Moğollar, Tunghular, Tatarlar ve Çinlilerin büyük bir kısmı da Büyük Hun Devleti sınırları içinde yaşamaya başladılar.

Mete Han'ın tarihteki önemi
c)Tarihte ilk defa Türk soyundan olan bütün toplulukları kendi yönetimi altında toplamıştır.
d)Tung-huların ısrarlı toprak istekleri karşısında "Toprak milletindir, onu kimse veremez." diyerek, ilk defa vatan ve millet sevgisini ortaya koymuştur.
e)Çin'i mağlûp etmesine rağmen Türklerin Çin'e yerleşmesine karşı çıkmış; Çin'den yıllık vergi almakla yetinmiştir.
f)Pek çok devlet tarafından örnek alınan bir ordu sistemi (onlu) kurmuştur.


BÜYÜK HUN DEVLETİNİN ZAYIFLAMASI VE PARÇALANMASI
Kİ-OK (KİYOK) DÖNEMİ (M.Ö. 174-160)
Mete'den sonra yerine geçen oğlu Ki-Ok döneminde Hun devleti eski gücünü korudu.
1-Yüeçiler ile Savaş: Mete'den sonra yerine geçen oğlu Ki-Ok, babasının ölümünü fırsat bilerek ayaklanan Yüeçileri ağır bir yenilgiye uğrattı. Hunlar karşısında tutunamayan Yüeçiler, batıya göç ederek M.S.I. yüzyılda Kuzeybatı Hindistan'da Kuşan Devleti'ni kurdular. Bu devlet, İskender İmparatorluğu'nun Asya'daki varlığını sona erdirerek bölgedeki hâkimiyetini güçlendirdi.
2-Çin İle İlişkiler :
a)Ki-Ok, M.Ö. 166 yılında Çin'e sefer düzenleyerek başkentteki imparatorluk sarayını yaktı.
b)Bu seferden sonra Çin ile olan ekonomik ve siyasî ilişkilerini geliştirmek için, Çinli bir prensesle evlendi.
NOT: Siyasî düşüncelerle yapılan bu tür evlilikler, Türk devletleri için genellikle kötü sonuçlar doğurmuştur. Çünkü prensesler, kalabalık bir heyetle geliyor ve aralarındaki casuslar Türk boylarını ve prenslerini birbirine düşürüyordu. Çin kuvvet kullanarak yenemediği Hun Devletini içten yıkmak için bu ortamdan yararlanmaya başladı.
c)Ki-Ok, Çin ile yapılan barışın sürdürülmesine özen gösterdi. Bu ülke ile herhangi bir çatışmaya girmedi.
d)Ki-Ok döneminde Çinliler, hem İpek Yolu'nu kontrol etmek hem de ipeğe yeni pazarlar bulmak amacıyla bu yol üzerindeki ülkelere casuslar gönderdiler. Bu casusların raporları, daha sonraki yıllarda uygulanacak Çin politikasının belirlenmesinde önemli rol oynadı.
AÇIKLAMA : Çin, önce kuzeyden gelen Hun akınlarını durdurmaya çalışırken, diğer yandan da İpek Yolu üzerindeki memleketleri teker teker ele geçirmeye başladı. Çin'den başlayan ve Orta Asya'yı doğudan batıya doğru aşarak, Akdeniz kıyılarına ulaşan İpek Yolu'nun ekonomik yönden önemi büyüktü. Bu yolu denetiminde bulunduran devlet, önemli bir gelir kaynağına sahip oluyordu. Bu sebeple Çin'in bütün amacı bu yola egemen olmaktı. Çin imparatoru Vu-ti, İpek Yolu üzerindeki ülkeleri ve kavimleri tanımak, bunlarla, Hunlara karşı iş birliği yapmak amacıyla, yüksek rütbeli bir subayım batıdaki ülkelere gönderdi. Ancak, bu Çinli casus Hunlar tarafından yakalandı ve on yıl Hun ülkesinde kaldı. Çin'e geri döndüğünde gördüğü yerlerdeki insanlar, hayvanlar ve bitkiler hakkında bilgiler verdi. İmparatora sunduğu raporunda Çin'in batısındaki ticaret yollarını ve merkezlerini anlattı. İmparatora sunulan bu rapor, sonraki yıllarda izlenecek Çin siyasetinin belirlenmesinde önemli bir rol oynadı. Çin, Hunlara karşı geleneksel savunma siyasetinden vazgeçerek, daha etkin hareket etmeye başladı.


CÜN-ÇİN (KÜN-ÇİN) DÖNEMİ (M.Ö. 160-126)
1-Çin’in amacını gerçekleştirmek için uyguladığı faaliyetler : Ki-Ok'tan sonra oğlu Cün-Çin hükümdar oldu. Çin bu dönemde çok güçlenmişti. Çin'in en büyük amacı ise Hun Devleti'ni ortadan kaldırarak İpek Yolu'na tek başına hâkim olmaktı. Bu amacına ulaşmak için çok gizli bir plân uyguladı.
a)Türk devletini içten yıkmak için, Türk boylarının arasına nifak tohumları ekti.
b)Hakan soyundan gelen Türk prenslerini birbirine karşı kışkırttı.
c)Ayrıca Türk ülkesine ticaret yoluyla ipek ve lüks eşyalar sokarak halkı rahata ve lükse alıştırdı. Bunların sakıncaları başlangıçta pek fark edilmedi. Ancak, zamanla devlet zayıflayarak ülkedeki iç huzursuzluklar arttı.
2-Cün-Çin döneminde uzun süren Çin savaşları, Hun Devleti'ni temelinden sarsmaya başladı. Hatta bazı Hun beyleri de Çin'e sığındı. Bu dönemde Hunların İpek Yolu üzerindeki hâkimiyetleri kayboldu.

Büyük Hun Devleti'nin parçalanması
Hunların Çin karşısındaki üstünlüğünün kaybolması üzerine Çin'in ödediği ipek ve verginin kesilmesi, Hunları zor duruma düşürdü.
Çin'in Türk ülkesinde uyguladığı bölücü politika da etkisini göstererek devletin zayıflamasına ve parçalanmasına zemin hazırladı.
İpek Yolu'nun denetimi Çinlilerin eline geçti (M.Ö.60). Türkler bundan ekonomik olarak büyük zarar gördüler.
Bu durum karşısında Hun Hakanı HO-HAN-YEH (M.Ö.58-31) Çin himayesine girmekten başka çare olmadığını düşündü. Bu düşünceyi utanç verici bulan kardeşi Çİ-Çİ, Ho-Han-Yeh'in hükümdarlığını tanımadı. Çıkan savaşı kaybeden Ho-han-yeh , güneye çekilerek Çin himayesine girdi (MÖ 58). Bu olay ,Hun Devleti’nin Doğu ve Batı Hunları olarak ikiye ayrılmasına neden oldu.

BATI HUNLARI
Çu ve Talaş ırmaklarının bulunduğu bölgede etrafı surlarla çevrili bir başkent yaptırarak Çin ile mücadeleye girişti. Çi-çi' nin yönetiminde, kısa zamanda güçlendiler. Çi-çi, bağımsızlık konusunda son derece duyarlıydı. Bu konudaki düşüncelerini şöyle ifade ediyordu: "Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Türkler kuvveti takdir eder, tâbi olmayı hakir görürler. Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk. Biz ölsek de, kahramanlığımızın şöhreti kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaklardır."
Ancak, bu dönem uzun sürmedi. M.Ö.36 yılında Çinlilerin saldırıları sonucu, Batı Hunları dağıldılar.

Batı Hunları’nın Yıkılmasının Sebepleri
1)Çi-çi’nin kendine bağlı boy beylerine çok sert davranarak onların Çinliler ile işbirliği yapması
2)Çi-çi’nin şehir ve kaleler inşa ederek burada Türk savaş usullerine ters düşen bir savunma uygulaması.

HUN DEVLETİ'NİN İKİYE AYRILMASI VE YIKILMASI
Ho-hanye'nin ölümünden sonra Doğu Hunları yeniden güçlendiler ve M.Ö. 18 yılında bağımsızlıklarını kazandılar. Ancak, Doğu Hunlarının bağımsızlık dönemi fazla sürmedi. Kıtlık, hayvan hastalıkları ve iç karışıklıklar gibi nedenler sonucu Hunlar, M.S. 48 yılında, Kuzey ve Güney Hunları olmak üzere kesin olarak ikiye ayrıldılar.

KUZEY HUNLARI (48- 156)
Kuzey Hunları bir yandan Çin, diğer yandan Siyenpilerle savaşmak zorunda kaldılar. Bu savaşlar, Kuzey Hunlarının giderek güçlerinin azalmasına neden oldu. Çin'in uzun süren saldırıları sonucu, Kaşgar, Yarkent gibi çok sayıda önemli şehirler ve ticaret merkezleri Çin'in eline geçti.
Sonuçta, Kuzey Hun Devleti, M.S. 147-156 yıllarında Siyenpilerin istilâsı sonucu yıkıldı (156) . Kuzey Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra, Çin egemenliği altına girmek istemeyen Hunların bir kısmı, Aral gölü dolaylarına göç ettiler.

GÜNEY HUNLARI (48-216)
Kuzey Hunlarını yıkan Sienpi akınları , daha sonra daha sonra güney Güney Hunlarına yönelerek ,onların gittikçe güçten düşmelerine ve Çin egemenliğine girmelerine neden oldu.
Çin hakimiyetine giren Güney Hunları, kısa ömürlü de olsa devletler kurarak varlıklarını 216 yılına kadar devam ettirdiler. bir süre sonra Çin'in egemenliği altına girmek zorunda kaldılar. M.S.216 yılında Çin tarafından ortadan kaldırıldı.
Her iki Hun devletinin yıkılmasından sonra dağınık hâlde yaşamaya başlayan Hunlar, M.S.350 yıllarında batıya doğru hareket etmeye başladılar. Bu durum, Avrupa tarihinde önemli sonuçlar meydana getirecek olan Kavimler Göçü'nün başlamasına neden oldu. Batıya göç eden Hunlar, Avrupa'da yeniden bir siyasî teşkilâtlanmayı gerçekleştirdiler.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sorumlular: kemal
Sayfa oluşturma süresi: 0.083 saniye
Top