Birlikte Yaşama Kültürü

BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜ

*Farklı kültürel kimlikleri olan değişik grupların bir topluluk içinde varlıklarını sürdürülebilmeleri gerekir. Her kültür, kendi içinde diğerleriyle eşit ölçüde değerlidir. Bu nedenle herkes birbirini hiçbir sınır koymaksızın karşılıklı kabul edip tanımalıdır.

*Birlikte yaşama aile, topluluk, ulus, siyasi parti birlikteliklerinde olduğu gibi, farklı ortamlarda da olabilir. Birlikte yaşama bütün bu topluluklarda kurallar dizgisine ihtiyaç gösterir.

*Herkesin fikirlerini ifade etmesine olanak sağlamak birlikte yaşamak için temeldir. Ailede, okulda, mahallede, arkadaşlar arsında ve toplumda birlikte yaşama açısından farklılıklara saygı, başkalarının fikirlerini ifade etmelerine fırsat tanıma, diyalog ve etkili iletişimin önemli rolü vardır. Eğitim de karşılıklı ön yargıların törpülenmesine katkı yapar.

*İnsanlar kendilerini ifade edemedikleri sürece birlikte yaşam çabalarının sağlıklı bir şekilde oluşturulması mümkün olmaz. Birlikte yaşamanın olanaklı kılınması için kültürel alanda kişilerin kendi dilleri, dinleri, kendi kültürleri ile toplumda var olmalarının önündeki çok yönlü engellerin kaldırılması, her alanda ayrımcılığa son verilmesi gerekir.

*Birlikte yaşamayı kolaylaştıran, mümkün kılan öğelerin başında, ortak fikirler, ortak hedefler, idealler ve kültür uyum gelir. Bu öğelerdeki farklılıklar çoğaldıkça birlikte yaşama kurallarına daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Kurallar sayesinde farklılıkların meydana getirdiği çatışmalar en aza indirgenebilmekte, farklılıklar içinde ortak öğeler ve benzeşmeler yakalanabilmekte, birlikte yaşamanın uyum içinde olması sağlanabilmektedir.

*Birlikte yaşamın geliştirebilmesi için birlikte yaşam alanlarının çoğaltılması gerekir. Bu alanlar sınırlı kaldığında birlikte yaşam alanı da sınırlanmış olur. Bu alanlar siyasi partiler, sendikalar, işveren örgütleri, kültür dernekleri ve kültürel faaliyetlerdir. Bu faaliyet alanları insanların iletişim kurmalarına ortam hazırlar.

*İnsanlar, karşısındakinin kendine yabancı gelen unsurlarını diğerleriyle arasına sınır koymak için kullanmamalıdır; farklılıkların doğal olduğunu kabullenmelidir. Bu kabul, birlikte sosyal yaşamın anahtarı olabilecektir.

Örneğin biz, Alman karakterinin bize yabancı gelen özelliklerini anlayabilmeliyiz; hatta bazı karakterlerin bazı özelliklerini benimseyebiliriz. Aynı şekilde Almanların da bizim kültürümüze özgü davranış biçimlerimizi anlamaları (empati-tölerans) gerekiyor.

Comments

0 beyza 23-02-2014 19:07 #7
süperrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrr
0 beyza 23-02-2014 18:29 #6
100000000000000 000000000000000 000000000000000 000000000000000 0 yıl sürdü a bitirdim

Yorum ekle

Sevgili Ziyaretçilerimiz ...
Yorum yazarken lütfen türkçemizi güzel kullanınız, genel ahlaka aykırı kelimeler kullanmayınız...

Güvenlik kodu Yenile

Sosyalbilge Sayfamızı Beğenin

Özel Arama